Anasayfa
Ana Kategoriler
Ana Kategoriler
Kur'an-ı Kerim ve Kur'an İlimleri
Hadis ve Hadis İlimleri
Akide
Fıkıh ve Fıkıh Usûlü
Faziletler ve Adaplar
Davet ve Hisbe
Biyografi ve Tarih
Proje Hakkında
Geliştirici Portalı
Bizimle iletişime geçin
Bizimle iletişime geçin
Türkçe
Choose Language
English - إنجليزي - English
العربية - عربي - Arabic
español - إسباني - Spanish
português - برتغالي - Portuguese
Français - فرنسي - French
Русский - روسي - Russian
اردو - أردو - Urdu
Deutsch - ألماني - German
Shqip - ألباني - Albanian
বাংলা - بنغالي - Bengali
ဗမာ - بورمي - Burmese
bosanski - بوسني - Bosnian
தமிழ் - تاميلي - Tamil
ไทย - تايلندي - Thai
සිංහල - سنهالي - Sinhala
Kiswahili - سواحيلي - Swahili
svenska - سويدي - Swedish
Tiếng Việt - فيتنامي - Vietnamese
മലയാളം - مليالم - Malayalam
हिन्दी - هندي - Hindi
Hausa - هوسا - Hausa
Èdè Yorùbá - يوربا - Yoruba
فارسی - فارسي - Persian
Türkçe - تركي - Turkish
中文 - صيني - Chinese
Bahasa Indonesia - إندونيسي - Indonesian
Wikang Tagalog - فلبيني تجالوج - Tagalog
پښتو - بشتو - Pashto
አማርኛ - أمهري - Amharic
ئۇيغۇرچە - أيغوري - Uyghur
తెలుగు - تلقو - Telugu
日本語 - ياباني - Japanese
Kurdî - كردي - Kurdish
Nederlands - هولندي - Dutch
čeština - تشيكي - Czech
ગુજરાતી - غوجاراتية
অসমীয়া - آسامي - Assamese
azərbaycanca - أذري - Azerbaijani
Ўзбек - أوزبكي - Uzbek
български - بلغاري - Bulgarian
română - روماني - Romanian
Soomaali - صومالي - Somali
тоҷикӣ - طاجيكي - Tajik
Pulaar - فولاني - Fula
македонски - مقدوني - Macedonian
bahasa Melayu - ملايو - Malay
magyar - هنجاري مجري - Hungarian
ελληνικά - يوناني - Greek
dansk - دنماركي - Danish
Кыргызча - قرغيزي - Кyrgyz
नेपाली - نيبالي - Nepali
italiano - إيطالي - Italian
українська - أوكراني - Ukrainian
ქართული - جورجي - Georgian
afaan oromoo - أورومو - Oromoo
ភាសាខ្មែរ - خميرية - Khmer
ಕನ್ನಡ - كنادي - Kannada
Lingala - لينغالا
lietuvių - ليتواني - Lithuanian
bamanankan - بامبارا - Bambara
Malagasy - ملاغاشي - Malagasy
Wollof - ولوف - Wolof
Српски - صربي - Serbian
Kinyarwanda - كينيارواندا - Kinyarwanda
Bi zimanê Kurdî - كردي كرمنجي - Bi zimanê Kurdî
Akan - أكاني - Akan
मराठी - ماراثي - Marathi
Mõõré - موري - Mõõré
Yao - ياؤو
Ikirundi - كيروندي
فارسی دری - دري
ਪੰਜਾਬੀ - بنجابي
Share Hadith
Share as Image
Share as Text
Add Explanation
Remove Explanation
Available Translations:
Anasayfa
Rekaik ve Öğütler
Faziletler ve Adaplar
Rekaik ve Öğütler
Kalp Amelleri
Kalp Amelleri
Kalp Hastalıkları
Kalp Hastalıkları
Züht ve Vera
Züht ve Vera
Salihlerin Halleri
Salihlerin Halleri
Günahların Ayıplanması
Günahların Ayıplanması
Dünya Sevgisinin Ayıplanması
Dünya Sevgisinin Ayıplanması
Heva ve Şehvetin Ayıplanması
Heva ve Şehvetin Ayıplanması
Tövbe
Tövbe
Nefislerin Tezkiyesi
Nefislerin Tezkiyesi
Kabir Ehli
Kabir Ehli
Cennet ve Cehennem'in Nitelikleri
Cennet ve Cehennem'in Nitelikleri
Ben bazı kimselerin kalbinde sabırsızlık ve tamah gördüğüm için veririm. Bazı kimseleri de, Allah’ın kalplerinde yarattığı kanaat ve hayırla baş başa bırakırım. Amr İbni Tağlib de bunlardan biridir.»
English
العربية
español
Français
Русский
اردو
Daha Fazla...
Choose Language
বাংলা
bosanski
தமிழ்
සිංහල
Tiếng Việt
हिन्दी
Hausa
فارسی
中文
Bahasa Indonesia
Wikang Tagalog
İnsanlar altın ve gümüş madenleri gibidir. Onların Cahiliye dönemde hayırlı ve değerli olanları, dînî emirleri anlayıp amel ettikçe İslâm devrinde de hayırlılarıdır. Ruhlar toplu cemaatlerdir. Onlardan birbirleriyle tanışanlar kaynaşır, ta...
English
العربية
Français
Русский
اردو
bosanski
Daha Fazla...
Choose Language
हिन्दी
Hausa
فارسی
中文
Bahasa Indonesia
Bilgili kişi uykuya dalar. O uyurken emanet kalbinden silinir. Emanetin izi, nokta halinde, yanık yeri gibi kalır. Sonra o kişi bir uyku daha uyurken emanetin geri kalanı da alınır. Bunun izi de balta sallayan bir işçinin avucundaki kabarcı...
English
العربية
español
Français
Русский
اردو
Daha Fazla...
Choose Language
বাংলা
bosanski
Tiếng Việt
മലയാളം
हिन्दी
Hausa
فارسی
中文
Bahasa Indonesia
Wikang Tagalog
Kurdî
«Kıyamet günü hesabı ilk görülecek kişi, şehit düşmüş bir kimse olup huzura getirilir. Allah Teâlâ ona verdiği nimetleri hatırlatır, o da hatırlar ve bunlara kavuştuğunu itiraf eder. Cenâb–ı Hak: Peki, bunlara karşılık ne yaptın? buyurur. –...
English
العربية
español
Français
Русский
اردو
Daha Fazla...
Choose Language
বাংলা
bosanski
සිංහල
हिन्दी
فارسی
中文
Bahasa Indonesia
Wikang Tagalog
Kurdî
«Bir iki hurma veya bir iki lokmayla savuşturulan kimse yoksul değildir. Asıl yoksul, muhtaç olduğu halde dilenmeyen kimsedir.»
English
العربية
español
Français
Русский
اردو
Daha Fazla...
Choose Language
বাংলা
bosanski
हिन्दी
Hausa
فارسی
中文
Bahasa Indonesia
Wikang Tagalog
Kurdî
“Bu adam, öteki gibi dünya dolusu adamdan daha hayırlıdır.”
English
العربية
español
Français
Русский
اردو
Daha Fazla...
Choose Language
বাংলা
bosanski
සිංහල
Tiếng Việt
हिन्दी
فارسی
中文
Bahasa Indonesia
Wikang Tagalog
ئۇيغۇرچە
Kurdî
«Kim bana insanlardan bir şey istemeyeceğine garanti verirse, ben de ona Cennet'i garanti veririm.»
English
العربية
español
Français
Русский
اردو
Daha Fazla...
Choose Language
বাংলা
bosanski
සිංහල
Tiếng Việt
हिन्दी
Hausa
فارسی
中文
Bahasa Indonesia
Wikang Tagalog
ئۇيغۇرچە
Kurdî
"Bize ait kulübeyi tamir ederken Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve selem- yanımıza uğramıştı"
English
العربية
español
Français
Русский
اردو
Daha Fazla...
Choose Language
বাংলা
bosanski
සිංහල
Tiếng Việt
हिन्दी
Hausa
فارسی
中文
Bahasa Indonesia
Wikang Tagalog
ئۇيغۇرچە
Kurdî
Dünyaya karşı zâhid ol (ondan yüz çevir), Allah seni sever. İnsanların elindekine karşı zâhid ol (göz dikme), insanlar da seni sever
English
العربية
español
português
Français
Русский
Daha Fazla...
Choose Language
اردو
Deutsch
Shqip
বাংলা
ဗမာ
bosanski
தமிழ்
ไทย
සිංහල
Kiswahili
Tiếng Việt
മലയാളം
हिन्दी
Hausa
فارسی
中文
Bahasa Indonesia
Wikang Tagalog
پښتو
አማርኛ
ئۇيغۇرچە
తెలుగు
Kurdî
Nederlands
ગુજરાતી
অসমীয়া
тоҷикӣ
Кыргызча
नेपाली
lietuvių
Српски
فارسی دری
bahasa Melayu
Ebûbekir -radıyallahu anh-’ın bir kölesi vardı. Kazandığı haracı (efendinin kölesinden çalışmasının karşılığı olarak aldığı bir miktar maldır), Ebûbekir'e getirip, verirdi de Ebu Bekir'de bu haraçtan yerdi.
English
العربية
español
Français
Русский
اردو
Daha Fazla...
Choose Language
বাংলা
bosanski
සිංහල
हिन्दी
فارسی
中文
Bahasa Indonesia
Wikang Tagalog
Kurdî
Sizden hanginiz canı ve malı emniyet içinde, vücudu sıhhat ve afiyette, günlük azığı da yanında olduğu halde sabahlarsa, sanki bütün dünya kendisine verilmiş gibidir
English
العربية
español
português
Русский
اردو
Daha Fazla...
Choose Language
Shqip
বাংলা
ဗမာ
bosanski
தமிழ்
ไทย
සිංහල
Kiswahili
svenska
Tiếng Việt
മലയാളം
हिन्दी
Hausa
فارسی
中文
Bahasa Indonesia
Wikang Tagalog
پښتو
አማርኛ
ئۇيغۇرچە
తెలుగు
Kurdî
Nederlands
ગુજરાતી
অসমীয়া
Српски
فارسی دری
«Bir Müslümanın en hayırlı malının, dağların tepelerinde güttüğü koyunların olması yakındır.»
English
العربية
español
português
Français
Русский
Daha Fazla...
Choose Language
اردو
বাংলা
bosanski
සිංහල
हिन्दी
Hausa
فارسی
中文
Bahasa Indonesia
Wikang Tagalog
Kurdî
Ey Allah'ın elçisi! Ben bu adamı seviyorum, dedi. Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- yanında oturan adama: «Ona, kendisini sevdiğini haber verdin mi?» diye sordu. Adam: "Hayır!" diye cevap verdi. Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-: «Ona bun...
English
العربية
español
Français
Русский
اردو
Daha Fazla...
Choose Language
বাংলা
bosanski
සිංහල
Tiếng Việt
हिन्दी
فارسی
中文
Bahasa Indonesia
Wikang Tagalog
Kurdî
«Saçı sakalı ağarmış müslümana ikramda (saygıda) bulunmak, aşırı gitmeyip ahkâmıyla amel etmekten kaçınmayan Kur’an hâfızına ikramda bulunmak ve âdil hükümdara ikramda bulunmak (saygı göstermek), Allah Teâlâ’ya duyulan saygı ve tazimden ile...
English
العربية
español
Français
Русский
اردو
Daha Fazla...
Choose Language
বাংলা
bosanski
සිංහල
Tiếng Việt
हिन्दी
Hausa
فارسی
中文
Bahasa Indonesia
Wikang Tagalog
Kurdî
«Sen onu nasıl seviyorsan Allah da seni öylece seviyor. Ben, bu müjdeyi vermek için Allah Teâlâ’nın sana gönderdiği elçisiyim, dedi.»
English
العربية
español
Français
Русский
اردو
Daha Fazla...
Choose Language
বাংলা
bosanski
Tiếng Việt
हिन्दी
Hausa
فارسی
中文
Bahasa Indonesia
Wikang Tagalog
Kurdî
Siz ancak içinizdeki zayıflar sebebiyle yardım görüyor ve rızıklandırılıyorsunuz
English
العربية
español
português
Русский
اردو
Daha Fazla...
Choose Language
বাংলা
ဗမာ
bosanski
ไทย
සිංහල
Kiswahili
Tiếng Việt
മലയാളം
हिन्दी
Hausa
فارسی
中文
Bahasa Indonesia
Wikang Tagalog
پښتو
አማርኛ
ئۇيغۇرچە
తెలుగు
Kurdî
Nederlands
ગુજરાતી
অসমীয়া
فارسی دری
Shqip
Српски
«Allah -Azze ve Celle- buyurdu ki: Celalim için birbirlerini sevenlere peygamberlerin ve şehitlerin imreneceği nurdan minberler vardır.»
English
العربية
español
Français
Русский
اردو
Daha Fazla...
Choose Language
বাংলা
bosanski
हिन्दी
Hausa
فارسی
中文
Bahasa Indonesia
Wikang Tagalog
Kurdî
Ben Suffe Ehli’nden yetmiş kişiyi gördüm. Hiçbirinin üzerinde bütün vücudunu örten bir elbise yoktu.
English
العربية
español
Français
Русский
اردو
Daha Fazla...
Choose Language
বাংলা
bosanski
தமிழ்
සිංහල
Tiếng Việt
हिन्दी
Hausa
فارسی
中文
Bahasa Indonesia
Wikang Tagalog
Kurdî
«Benim için birbirini sevenlere, benim rızâmı kazanmak için bir araya gelenlere, benim için birbirlerini ziyaret edenlere ve infak edenlere muhabbetim vâcip oldu.»
English
العربية
español
Français
Русский
اردو
Daha Fazla...
Choose Language
বাংলা
bosanski
हिन्दी
Hausa
فارسی
中文
Bahasa Indonesia
Wikang Tagalog
ئۇيغۇرچە
İslam garip olarak başladı ve başladığı gibi (gün gelip) tekrar garip haline dönecektir. Müjdeler olsun o gariplere!
العربية
English
português
Русский
Shqip
বাংলা
Daha Fazla...
Choose Language
ဗမာ
bosanski
தமிழ்
ไทย
සිංහල
Kiswahili
svenska
Tiếng Việt
മലയാളം
हिन्दी
Hausa
中文
Bahasa Indonesia
Wikang Tagalog
پښتو
አማርኛ
తెలుగు
Kurdî
Nederlands
ગુજરાતી
অসমীয়া
Српски
فارسی دری
فارسی
1
2
3
4
...
10