Abdullah b. Ca’fer -radıyallahu anhu- Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem-'in bir gece kendisini bineğinin arkasında terkisine bindirdiğini haber vermiştir. Kendisine bir sır söylediğini ancak bunu hiç bir kimseyle paylaşmaktan hoşlanmadığını haber vermiştir. Çünkü o Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem-'in sırrıydı. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-’in abdest bozacağı zaman gizlenmek için en beğendiği yer yüksek bir mekanın arkası veya içinde hurma ağçlarının bulunduğu hurma bahçesiydi ki bu sayede kimse onu göremiyordu. Bu bahçe uzun otları bulunan bir bahçeydi ancak insanların gözetlemesi için uygun değildi. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- ihtiyacını gidermek için ensardan birinin bahçesine girdi, baktı ki orada bir deve var. Deve Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-’i görünce ağladı. Bunun üzerine Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- devenin hörgücünü ve kulaklarının arkasını şefkatle okşadı. Sonra devenin sakibinin kim olduğunu sordu ve Ensardan bir delikanlı çıkageldi, devenin sahibi olduğunu haber verdi. Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- ona: “Allah’ın seni sahip kıldığı şu hayvan hakkında Allah’tan korkmuyor musun? O senin kendisini aç bıraktığını ve çok yorduğunu bana şikâyet ediyor” buyurdu.